Memlekette kadın var ki ne kadın!
Onur Utkan İLÇİ

Onur Utkan İLÇİ

Memlekette kadın var ki ne kadın!

08 Mart 2018 - 19:20

Bir dünya düşünelim;

Kadının, gencin, çocuğun her geçen gün daha tedirgin olduğu bir dünya neyse ki bizim dünyamız böyle değil. Her gün savaşan ülkelerin liderleri medya karşısında barış antlaşması imzalayıp birbirlerinden özür diliyorlar. En son ABD Başkanı TRUMP Küba’ya gidip puro saran yaşlı kadın ile rom içmişti, hatırladınız değil mi?

Bir dünya düşünelim;

Barış sözünün savaş ortamında dillere pelesenk olduğunu ve kadının savaş çıkaran bu da yetmez gibi çocuğunu zorla savaşa gönderdiği bir dünya. Neyse ki yine şanslıyız bizim dünyamızda bu da yok. Erkekler kadınlar savaş çıkartmasın hatta savaşıp ta yaban eller öldürmesin diye kadınları kendi elleriyle öldürüyorlar. Türkiye’de2017’de %12 oranında kadın cinayeti sayısı arttı. 409 kadın öldürüldü. En son ana akım medyanın gazetelerinde gecikmiş bile olsa ÖZGECAN’nın katillerine devlet büyük hizmet nişanının takıldığını görmüştük, biz erkeklerin sevinçten gözleri yaşarmıştı. Hatırladınız değil mi?

Bir dünya düşünelim;

Boko Haram örgütünün Afrika’da çocuk yaştaki kadınları tutsak tutmasından utanç duyuyoruz. Neyse ki bizim dünyamızda böyle bir durum hiç olmadı. Boko Haram insani yardım amacı güden aynı bizim memleketteki hikmeti “ensar“ olan eğitim gönüllüsü vakıf hocaları gibi ak ve pak melek yüzlü insanlardır. Bu arkadaşlar ailelerin rızası ile çocuk yaşta 300 kadını eğitim kampına davet etmiştir. Geçenlerde de mezun olan 82 kızımızı anneciklerine göndermişti. Annelerini gören bu kızlarımız heyecandan kalpleri hızlı çarpıp ölmüşlerdi. Boko Haram ve devlet başkanı Buhari bu duruma çok üzülmüşlerdi. Hatırladınız değil mi?

Bir dünya düşünelim;

Barış için gelinlik giyip otostopla İsrail’e gitmeyi planlayıp Milano’dan İstanbul’a kadar da otostopla gelen Milano’daki en iyi arkadaşları Türk olan sanatçı Pippa Bacca, “Türkleri çok seviyorum. Onlara güveniyorum” diyerek röportaj vermesinden bir gün sonra Gebze yakınlarında tecavüze uğrayıp öldürülmesini hazmedemiyoruz. Neyse ki bizim dünyamız öyle değil. Türkiye ‘de her dört saatte bir, bir kadın tecavüze uğruyor istatistik verisini tutarlılık olsun ve Avrupa’ya ne denli sözümüzün eri babayiğitler olduğumuzu göstermek için yapıldı, hatta sayın “aile” bakanı bir defadan bir şey olmaz kampanyamız çığ gibi büyüyor diye demeç vermişti. Hatırladınız değil mi?

Bir dünya düşünelim;

Savaştan kaçan Suriyeli kadınlar Türkiye'de 'kuma' olarak satılıyor. 2-3 bin lira karşılığında satın alınan Suriyeli kumaların yaşları 15 ile 30 arasında değişiyor. Kuma alan adamların yaşı ise 40’tan başlıyor 70’e kadar çıkıyor. İsminin 'Hayriye' olduğu öğrenilen bir kadın, "Nereden baksan 15 senedir ağzımda diş yok doğru düzgün yemek yiyemiyorum, “He de dişlerini yaptıracağım senin” dedi. Ben de o zaman kabul ettim. Eskiden yemek bile yiyemiyordum. Şimdi Suriyeli kuma geldi. Hem ev işlerini yapıyor hem de kocama karılık yapıyor. Aynı evde geçinip gidiyoruz. O da küçük kız çocuğu daha bakarsan, ona da analık ediyorum" diye konuşmasının altında yatan mecburiyet ve çaresizlik için kahroluyoruz. Neyseki bizim dünyamızda böyle bir durumun baş göstermesinin mümkünatı yok. Memlekette iktidar yıllarca ötekileştirmişti ve sonunda iç savaş çıkmıştı. Hepimiz de yola revan olmuş ve komşu ülkeye sığınmıştık. Mülteci olarak yaşamak zorunda kalmıştık yaban ellerde, komşu memlekette. Gencecik kızlarımızı, kadınlarımızı komşumuzun ağızlarından salya akan erkekleri değil, şefkat ile sarılan insanlara emanet edebilmiştik. Ne kızlarımızı kuma yaptılar, ne de eşlerimizi zorla alı koydular. Yokluktan yoksulluktan çaresizlikten onlar da çekmelerine rağmen bizleri sömürmemişlerdi. Mülteci olduğumuz günlerdi. Hatırladınız değil mi?

Bir dünya düşünelim;

CHP Milletvekili Hüsnü Bozkurt'un referandum kampanyasında 'evet' oyu verenlere yönelik sözleri üzerine hedef haline getirilmesinin ardından annesi Fahire Bozkurt, 2.5 yıldır tedavi gördüğü Medline Hastanesi'nden çıkarılmasından dolayı Hipokrat yeminini tutmayan doktor ve bezirgan tüccardan lanet ile bahsediyoruz. Neyse ki bizim annelerimiz, kadınlarımız, kız çocuklarımız en iyi şekilde hastanelerde bakılıyor. Memlekette yaşlı nüfus oranı son beş yılda % 17,1 arttı. SSK genel müdürü diye adlandırılan zat zamanında hastanelerde bakımsızlıktan ölen yaşlı kadın oranı % 1,3 iken başarılı uygulamaları sayesinde 15 sende şimdiki hükümet bu oranı yükseltip neredeyse beş katına çıkarttı. %4,9 oldu yaşlı kadınların bakımsızlıktan ölüm oranı. Bizi yine dünya klasmanında ön sıralara taşıyan devlet büyüklerimize teşekkür etmiştik hepimiz. Hatırladınız değil mi?

Bir dünya düşünelim;

Ankara’da hayatını kaybeden HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk son yolculuğuna uğurlanırken saldırı düzenlendi. Saldırının ardından Tuğluk'un annesinin cenazesi mezardan çıkarıldı. Hatun Tuğluk'un cenazesi defnedilmek üzere gece saatlerinde otobüsle Tunceli’ye gönderildi. Ne dinen ne de gelenek ve göreneklere göre affedilmeyecek olan bu olay kara leke gibi demokrasi tarihimizin alnına çalınmıştır. Kızınızın siyasi olduğunu ve kendinizin öldüğünü, defnedildikten sonra yine siyasi cehaletten ötürü mezarınızın tekrar kazınıp toprakla buluşmuş bedeninizin ve artık “ak” olmayan kefeninizin başka yere zorla götürüldüğünü bir düşünün.

Neyse ki bu durumların hiç biri 2017’de bizim “Memlekette” yaşanmadı.

Ne şanslıyız...

Hatırladınız değil mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum