"Derin dondurucu satışlarında patlama yaşanıyor"
Gürkan Cengiz

Gürkan Cengiz

gurkancengiz.2311@gmail.com

"Derin dondurucu satışlarında patlama yaşanıyor"

30 Temmuz 2020 - 17:20

 Kurban Bayramı’nın gelmesi ile birlikte derin dondurucu satışlarında büyük bir patlama yaşanıyor.

Bir toplumu şekillendiren örf,  adet, inanç, alışkanlıklar, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma gibi temel kavramları ne yazık ki son yıllarda büyük bir yozlaşma ile karşı karşıya kalarak bozulmaya başladı.
Kültürümüzün bir parçası olan toplumsal dayanışma ve paylaşmanın en güzel örneklerinden biri de kestiğimiz kurbanı,  ihtiyaç sahibi ailelerle paylaşmaktı. Bu toprakların kadim geleneğinin en büyük parçası olan toplumsal dayanışma ne yazık ki son yıllarda önemini ve değerini yitirmeye başladı. Gelişen ve değişen yenidünya düzeni toplumun en dinamik değerlerini bir bir parçalamaya yok etmeye devam ediyor.

Bu toprakların kadim halkının en büyük toplumsal felsefelerinden biri de “Komşum aç yatarken biz tok yatanlardan değiliz”  düşüncesidir. Ancak değişen dünya şartları bu görüşü de bizlerden koparmaya devam ediyor.

Her bayram hep şunu deriz;” Nerede o eski bayramlar.” Evet,o eski bayramlarda paylaşmak vardı. Kestiğimiz kurbanın neredeyse tamamına yakınını çevremizdeki eş, dost, akraba ve ihtiyaç sahiplerine dağıtırlardı bizden önceki nesil. Evine koştur koştur gidip ikinci derin dondurucuyu almazlardı anne ve babalarımız. Kestiği kurbanı son parçasına kadar dağıtırdı. Sabah kalkıp bayram namazını eda ettikten hemen sonra, bahçesinde kurbanının başına geçer, duasını eder ve dini vecibesini yerine getirirdi. Kimi zaman hisseli, kimi zaman tek başına aldığı kurbanını son parçasına kadar paylaşmanın derin mutluluğunu yaşardı. Sabah kahvaltısı,  bayram sabahı kesilen kurban eti ile yapılırdı. Kokusu dışarı gittiğinde, kurban kesemeyenler etkilenmesin diye, hemen o an acele edilir ve kurban sıcak sıcak dağıtılırdı.

Şimdilerde ne yapıyoruz? Kurbana sayılı günler kala, kurban pazarlarının kurulması ile birlikte, ilk iş olarak en yakın beyaz eşya bayisine koşup büyüğünden bir derin dondurucu satın almak. Çünkü medyanın tüm mercilerinde derin dondurucu reklamları sayısı ve gösterim sıkılığını artmıştır.  Amaç topluma yön veren popüler kültürün sözde saygın isimleri bu reklamlarda oynatılarak, insanları derin dondurucu almaya zorlamaktır.

Bir atasözümüz der ki,;”Balık baştan kokar.” Buradaki balık ne yazık ki, Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Bu kurum Türkiye’deki birçok kamu kurumundan daha fazla bütçeye sahiptir. Ancak ne yazık ki, bu kurumun alimi, uleması,  profesörü hiçbir bayramda bir araya gelip bu kurban paylaşımının nasıl olması gerektiğini bir türlü vatandaşa anlatma gereği duymaz.  Bizler ancak ortaokul Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden aklımızda kalanlarla kurbanı  kesip, pay etmeye yada etmemeye özen gösteriyoruz.

Sevgili okurlarım, Kurban Bayramı arifesinde böyle bir yazı yazdığım için hepinizden özür dilerim. Belki içinizi kararttım, belki birçoğunuz bana kızıyorsunuz bu satırları okurken. Ne yazık ki alışveriş sitelerinin yapmış olduğu açıklamalara göre son günlerde en çok satılan ürünler arasında derin dondurucu dolaplar ve et çekme makinası ilk sırada geldiğidir.

 Kurbanını kestikten sonra dağıtan, kurban sahiplerini ayrı tutarak, bu bayram vesilesi ile kestiği kurban için derin dondurucu ve et çekme makinesi alan kurban sahiplerine seslenmek istiyorum. Lütfen kestiğiniz kurbandan çevrenizdeki ihtiyaç sahibi ailelere de gücünüz ölçüsünde kurban payı verin. Özellikle bu pandemi döneminde işini kaybedip, ekonomik açıdan zor duruma düşen çok aile var. En azından kurban sahibi olarak siz onları hatırlayın ve dayanışmanın kutsallığı ve mutluluğunu  kurbanınızı dağıtarak yaşayın.
Hepimizin Kurban Bayramı mübarek olsun. İYİ BAYRAMLAR TÜRKİYE’M…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum