Tatlı sularımız tükeniyor, çim ekimi yasaklansın!
Göknur Yumuşak

Göknur Yumuşak

goknur_yazici@hotmail.com

Tatlı sularımız tükeniyor, çim ekimi yasaklansın!

03 Şubat 2021 - 19:59

Tatlı sular ve yerel tohumlar tüm canlılar için yaşamsal kaynaklardır. Ancak tatlı suların tarımda ve sanayide vahşice kullanılması sonucu bu kaynaklar hızla tükeniyor. İklim krizinden dolayı düzensiz yağışlarda su rezervini etkiliyor. Su kıtlığı tüm dünyanın en önemli sorunu. Gelecekte tohum ve su savaşlarının olacağı öngörüsüne bende katılıyorum. O yüzden çok uluslu şirketler tatlı suları satın alıyorlar. Bizim ülkemizde de birçok su kaynağı özelleşti- satıldı.Türkiye yenilenebilir su kaynakları sıralamasın da 42. sırada. Dünyada 1.4 milyar insan temiz ve güvenli suya erişemiyor.



Dünyadaki toplam suyun sadece yüzde yarımı%0,5) göllerde ve akarsularda.( Kaynak: SU hayat veren iki damla  Abdullah Aysu. Bu kitap çok önemli. Gençlere ve çocuklara suyun önemini çok güzel bir üslupla anlatmış yazar. Her evde aynen su gibi bulunması gereken bir kitap.)  Bu oran kullanılabilen tatlı suyun ne kadar değerli bir varlık olduğunu bize gösteriyor.

Evet tatlı sularınçok büyük bir kısmı tarımda ve sanayide kullanılıyor. Çok küçük bir bölümü konutlarda kullanılıyor. Yeraltı sularının yok edilmesi derelerin çayların ve nehirlerin zayıflamasına ya da tamamen kurumasına ve çevrelerindeki ekosistemin de ölmesine neden oluyor. Denizler ve göller yeteri kadar beslenemez ise deniz ve göl ekosistemi zarar görür. ( Kaynak: SU hayat veren iki damla Abdullah Aysu.)

  Bu durumda bir damla su çok bile kıymetli. İşte tarımda bence gereksiz yere suların çok kullanıldığı alanlardan biride çim alanlar.Kapitalizmin çim üreten çok uluslu şirketleri değişik özellikleri olan çim tohumlarını üreterek tüm dünyaya yaydılar.Amaçları çok para kazanmak.

 Çim alanlar sadece görsellik için tesis ediliyor.Şehirlerin makyajında en önemli malzeme çim alanlar. Özellikle büyük kentlerde birçok yer çimle kaplı. Golf sahaları dekarlarca çim alandan oluşuyor.18’lik golf sahalarının toplam uzunluğu normal olarak 5400 metreyle 7000 metre arasında değişiyor.( Kaynak çim tohumu satan bir firma.)

Çim bitkisi bütün sitelerde,malikanelerin büyük bahçelerinde,villalarda, ve müstakil evlerin ve apartmanlarınbahçelerinde çok ekilen bir bitki. Bir parça toprağı olan herkes çim ekiyor. Genelde kuyu sularıyla sulama yapılıyor. Bazı konutlar ise çimleri sulamak için şebeke suyunu kullanıyorlar. Kentlerde deyerel yönetimler çimleri şebeke suyuyla suluyorlar.Benim yaşadığım sitede 11 tane apartmanvar. Bahçeleri 3-6 dekar arasında değişiyor. Oldukça büyük. Apartman bahçelerinin tamamı çim ekili. Apartman sakinlerini örtücü bitkiler konusunda ikna edemedim. Herkes çim alan istiyor. Bu artık estetik açıdan iyice topluma yerleşmiş.

Peki çim nasıl yetişiyor? Birkaç değişik özellikteki çim tohumu karıştırılıyor. ( çim tohumlarının hepsi ithal) Çim ekilecek alan ilk önce çok etkili bir tarım zehriyle yabancı otlara karşı  ilaçlanıyor. Daha sonra yine yabani otlara ve çeşitli zararlılara ve hastalıklara karşı aralıklarla zehir atılıyor. Yazın hergün düzenli olarak sulanıyor. Diğer mevsimlerde de yağmur yağmadığı zamanyine sulanıyor. Çim suyu bir sünger gibi çekiyor. Çimleri sulamak için kuyulardan su çekiliyor. Çok önemli bir kaynak olan yer atı suları gereksiz yere hoyratça kullanılıyor.

Bütün turistik şehirler(Çeşme, Bodrum, Urla ve  Marmarismüstakil konut yoğunluğu çok fazla olan şehirler. Örneğin Bodrum’da 2014 yılında 170 bin konut varmış.(Kaynak Hürriyet Ege 9 Ocak 2014) Şimdi özellikle pandemiden sonra nüfusu 500 bini geçmiş.Konut sayısı kim bilir kaç olmuştur. Bu şehirde kimbilir kaç dekar çim alan vardır.Yine Urla’da çılgın bir yapılaşma var. Ben Urla Tarım ilçe müdürlüğünde 4 yıl çalıştım. O bölgeyi çok iyi bilirim. Dağ taş site doldu Hepsi müstakil ve bahçeleri çim alan kaplı. Kuyu suyu kullanıyorlar. İzmir suyu en kıt bölgelerden birisi. Ama yer atı suları kontrolsüz hoyratça kullanılıyor.

Ekim ayında Bodrum’da bir hafta kaldım ve bu arada gözlem yaptım. Bodrum adeta ucube bir şehir. Her taraf bina dolu. Beton kent. Yollar labirent gibi. Trafik felaket. Sanki bir bilim kurgu filminin platosundaymışım gibi bir his uyandı bende. Konutlar hep bahçeli. Bahçelerinde de  hep çim ekili.Site yönetimleri tarım zehri satan ilaç bayileriyle anlaşıyormuş. Bitki temini, ilaçlama vb. her şeyi onlar yapıyormuş.Bodrum’da bazı sitelerin kuyusu varmış. Şebeke suyu çok yetersizmiş. Bahçe sulaması vb. kuyulardan sağlayanlar var. Kuyusu olmayan müstakil evler şebeke suyuyla çim alanları suluyor. Bodrum’da çok büyük bir susuzluk çekiliyormuş. 15 gün önce Bodrum’da sular uzun süre kesilmiş ve çok fazla elektrik kullanımı sonucu direkler patlamış. (Haber Türk 20 Ocak 2021)

İstanbul, İzmir Ankara, Adana yani ülkemizin Doğusu Batısı her yerde çim modası var. Doğu Anadolu bölgesinde yaptığım çalışmalarda Bitlis, Ağrı, Van,Elazığ güzergahından otobüsle geçtim 2018 yılında.Şehirlerde  çim alanlar çoktu. Çok uluslu çim üreten şirketler dünyanın en ücra yerine bile ulaşmışlar.Elbette bunda onların memurluğunu yapan tarım bakanlıklarının çok büyük bir etkisi var.
Çim tohumu konusunda ülkemizdediğer bir çok ülke gibi çok uluslu şirketlerin   hegemonyasında.Her yıl tonlarca çim tohumu ithal ediliyor. Tarım bakanlığı istatistiklerine göre 2019 yılında 7089 ton çim tohumu ithal edilmiş. ( Kaynak tarım orman.gov.tr tohumculuk istatistikleri) 

 Türkiye’nin birçok bölgesinde çalıştım kuyular salma sulamayla hoyratça kullanılıyor. Herkes kuyuları tükenmez su kaynakları sanıyor. Oysa kuyularda zaman içerisinde kuruyor. Birde bunun enerji boyutu var.Sular kuyudan elektrikle çekiliyor. Elektriği üretmek için termik santraller kuruluyor ve ekolojik döngü geri dönüşümsüz bozuluyor.

Her gün tüm Türkiye’de çim alanları sulamak için tonlarca su çekiliyor kuyulardan.Yer altı suları bu durumda birgüntükenecek.Oysa olası bir kuraklıkta kuyular cankurtaran olacaklar. Şimdiden bunu düşünerek bu su kaynağımızı hoyratça gereksiz yere kullanmamalıyız. Bütün meslektaşlarımın bildiği gibi (çim yerine örtücü bitkiler önerilebilir) az su isteyen örtücü bitkilerle görsellik sağlanabilir. Üzerine basılabilen, biçilebilen çok yıllık yer örtücü bitkiler var. Halk arasındaki isimleri  Kudus otu ( Alyssum) , Mayasıl otu ( Ajuga), Kum otu (Arenaria) , Boynuz otu ( Cerastium) gibi bitkiler yer  örtücü bitkilerdendir. (Kaynak AÖF Tarım Önlisans Dış MekanSüs Bitkileri ders kitabı)

En doğrusu hiç su istemeyen orman ağaçları, turunç ağaçları, az su isteyen zeytin ağaçları vb. peyzajda tercih edilmeli.Ev, apartman ve okul bahçelerinde su istemeyen yerel kavun ve bamya tohumlarıvb. gibi sebzeleryetiştirilebilir.Hem böylece doğal tarım yöntemiyle zehir kalıntısı olmayan ürünler elde edilir, hemde yerel tohumlar çoğaltılarak gelecek kuşaklara aktarılmış olur.



   Susuz bir yaşam mümkün değildir ve bütün canlıların suyu kullanma hakkı vardır. Bazı insanların tatlı su kaynaklarını hoyratça kullanarak tüketmeye hakkı yoktur. Ben Narlıdere’de yaşıyorum.Burada birçok malikane ve lüks villa var. O insanlar paramız var elektriği biz ödüyoruz bizim bahçemizde kuyumuz var diyemezler. Yer altı ve yerüstü kaynakları ülkemizde yaşayan herkesindir.Ben bakanlıkta çalışırken kuyu ruhsatı vermek için arazilere gidiyordum. Rapor vermek için kriter arazinin alanı ve tarım yapılmasıydı. Oysa çim ekilecek villa bahçeleri tarım dışında sayılmalıdır. Çim tarımı hemen şimdi tüm dünyada yasaklanmalıdır.Çim tohumu satan şirketleryer örtücü bitki fideleri-tohumlarısatabilirler.Kimse ekmeğinden olmaz. Bazı firmalar az su isteyen çim tohumları satıyormuş. Azı çoğu yok bu denetlenemez. Köklü bir çözüm için çim ekimini yasaklamak gerekir. Böylece rant uğruna ekolojik döngüyü bozan çok uluslu çim şirketlerinede dur demiş oluruz.

Yerel yönetimler bu konuda çalışmalar yaparakkendi bölgelerindeçim tohumu ekimini yasaklayabilirler. Birçok tarım alanında devrim niteliğinde çalışmalar yapan Tunç Soyer bu konuda ülkemize örnek olacak çalışmalar başlatabilir bence. 

Bu dünya bütün canlılarındır. Dünyamız susuz kalmasın diye herkes elini taşın altına koymalıdır. Tatlı suların büyük birkısmı endüstriyel tarımda ve sanayi işletmelerinde kullanılıyor. Onlarla ilgili kısa sürede birçalışma yapılamaz belki. Ama o alanlarda da köklü çalışmalar yapılmalıdır. Fakat çimlerle ilgili bir haftada çok şey yapılabilir.Örneğin çim ithalatı durdurulur.Kentlerin ve konutların peyzaj yönetmenliği değiştirilir. Eğer kurumlar bir şey yapmaz diyorsanız siz yapın ve topraklarınıza çim tohumu ekmeyin.Bütün süs bitkileri satan yerlerde yer örtücü bitkiler var.Renk renk çiçek açıyorlar. Yani görsel olarak daha güzeller.Haa çim alanlarda masa kurup yemek yiyoruz, vazgeçemeyiz diyorsanız orada biraz durun.Siz çimalanda keyif yapacaksınız diye gelecek kuşakları susuz bırakamazsınız.Buna hakkınız yok.

Bin yıllardır sular tükenmeden bu günlere kadar gelmiş, bizde gelecek kuşaklara aktarmak zorundayız.Bu hepimizin sorumluluğudur.Daha yaşanılır bir dünya umuduyla sevgiler…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum