"Mahallemizin kadınları sinema yapıyor"
Göknur YUMUŞAK

Göknur YUMUŞAK

"Mahallemizin kadınları sinema yapıyor"

19 Mayıs 2019 - 16:19

Bir gün sosyal medyada bir afiş gördüm. ”Rüzgarın şarkısı” isimli bir belgesele aitti bu afiş. Yönetmeni Kibar Dağlayan Yiğit. Yönetmenle iletişime geçtim  ve İzmir Yazar Evi Topluluğu olarak bu filmi Nazım Hikmet  Kültür  Merkezinde  seyrettik. Böylece Kibar’la tanışmış oldum. Kibar çok güzel bir insan, oldukça başarılı. “Camdan Köprüler, İplik Hayatlar” gibi bir çok filme imza atmış.  Filmleri bir çok festivallerde ve üniversitelerde gösterilmiş. Kamerayı eline almış ve bir daha bırakmamış. Belgeselleri genelde toplumsal içerikli. Yıllarca seyredilebilecek nitelikte bence hepsi sanat eseri.
 ***
Rüzgarın Şarkısı filmi köylülüğün bitirilmesiyle birlikte tarımın yok olmasından dolayı kentlere göçün olumsuz yanlarını ve köy yaşamının önemini anlatıyordu. Bunlar benim toplumsal çalışma alanlarım bu yüzden çok etkilenmiştim. Çünkü çok uluslu şirketlerin köylülüğü bitirme politikalarına dur demek için  İzmir Yerel tohum topluluğu olarak bizde  bir çok çalışma yapıyoruz. Ayrıca tüm dünyada köylülüğün bitmesi ve tarımın yok olması, çok uluslu şirketlerin hegemonya kurması tüm dünyada   en büyük sorun.

 ***
Kibar’a bu filmi Seferihisar belediyesinin de gösterebileceğini çünkü Tunç Soyer’in sanata ve sanatçıya çok değer verdiğini hatta kendisinin Ankara Sanat Tiyatrosundaoynadığını da söyledim. Daha sonra  Kibar ve Tunç başkan tanıştılar. Kibar bu tanışmayı şöyle anlatıyor.
“Bisikletiyle işine giden adamla bizi bir yıl önce ‘ Rüzgarın Şarkısı’ filmimiz tanıştırdı. Daha sonra Tunç Soyer bize inandı ve sinema atölyemizden 5 film çıktı. Ona çok teşekkür ediyoruz.Yüreğine dönsün ülkem ve dünya” diyor.
 
Böylece “Mahallemizin kadınları sinema yapıyor “ projesi başlamış. Bu projeyi  Yaşamda Kadın ve Sanat  Derneği yürütmüş;  Seferihisar belediyesi de konaklama ve derslik sağlama vb. gibi birçok destek sunmuş.

 ***
Yaşamda Kadın ve Sanat Derneği başkanı Vildan Ayçiçek,
 “ Bu projeyle sinemanın gücü sayesinde toplumsal sorunları ortaya koyarak ve çözüm yolları üreterek toplumsal cinsiyet rollerinde kadınların aleyhine uygulanan ayrımcılığın önüne geçilmesi ve kadınların güçlenmesine katkı sunmak amaçlanmıştır.
Ayrıca kadın bakış açısıyla sinema filmi üretilmesine, güçlü bir kitle iletişim aracı olan sinema yoluyla kadınların kendilerini sanatsal bir dille ifade edebilecekleri alanların oluşturulmasına ve sinema alanında meslek edinilmesine çalışılmıştır” dedi.
 
Ayçiçek ilk atölyelerinin Seferihisar’da Ekim Kasım ve Aralık 1018 tarihleri arasında gerçekleştiğini gece ve gündüz olarak toplam 40 katılımcıya yönelik her biri 3 saatten oluşan 10 hafta süren atölye ve seminerlerden özgün program ile özgün kapsamlı bir sinema eğitimi sunulmaya çalışıldığını belirtti.
Ayçiçek sinematografik anlatım  modellerinin , gerçekliği , senaryolaştırma metotlarının yaşamı sahneleme kurallarının ve bu amaç ile kullanılan sinema dilinin sinema tarihinin önemli filmleri üzerinden tek tek somut olarak uygulamalı pratik çalışmaları kapsadığını ifade etti.

 ***
Atölyeye gönüllü destek veren;
Yönetmenler: Bingöl Elmas,Pınar Şenel, Semra Güzel Korver,Yusuf Emre Yalçın, Zeynep Merve Uygun.
Akademisyenler:
Prof.Dr. Semire Ruken Öztürk, Prof Dr. Selahattin Yıldız,
Avukat Burhan Gün.
Oyuncu
Asiye Dinçsoy.
Senarist
Neslihan Schmidt.
Yapımcı
Elif Dağdeviren.
Sinema Atölyesi Koordinatörü
Kibar Dağlayan Yiğit
Eğitmen
Yavuz Gümüş.

Dernek Yönetim Kurulu Başkanı ve Proje ekibinden Vildan Ayçiçek.
Yönetim Kurulu Ve proje Ekibinden Aytül Yüksel
 ***
Atölye çalışmalarına iki gün ben de katıldım. Senaryo yazma dersi öyküler yazdığım için çok keyifli geçti. Kadınlardan çok güzel öyküler çıktı. Ben gündüz grubuna katıldım. Bu grubun hepsi kadındı çok keyifli ve mutluydular. İlk kez bu eğitimi aldıkları için çok heyecanlıydılar. Rüyalarında bile göremeyecekleri bir iş yapıyorlardı. O hamur yoğuran, dantel ören, bebek emziren,  eller şimdide film çekiyordu.
 ***
Proje toplam 9 ay sürmüş. 5 belgesel film çekilmiş. Montaj  2 ay sürmüş.
Filmlerin galası 10 Mayıs Cuma günü saat 20:00’da Seferihisar Çağan Irmak salonunda yapıldı.
 
Galada gösterilen  filmler;
Aylin Kaya’nın yazıp yönettiği “Adım Yanlızlık”
Şükran Şireci’nin yönettiği “Örfene”
Hande Yelke ve Hürriyet Aslan’ın yazıp yönettiği,
“Ateş ve Su”.
Çiğdem Uçukoğlu’nun yazıp yönettiği ,”Yağmurdan Kalanlar”
Fahriye Çalışkan ve Aytül Yüksel’in yazıp yönettiği “Cihanşümul”
Filmlerde köylü kadınlar, film çeken kadınların çocukları ve akrabaları rol almışlar. Köylerden film izlemeye gelen oyuncular rol aldıkları için çok keyifliydiler.

Ateş ve Su filminin ekmek ve sabun yapan oyuncusu Suna abla 62 yaşında bir çiftçi kadın. Aynı zamanda Çello öğrenmeye çalışıyor. Hamurlu parmaklar çellonun tellerinde hayat
buluyor. Yönetmenler ve diğer gönüllü eğitim veren katılımcılara plaketler verildi.Suna ablaya kendisi çello çalarken yapılan bir resmi armağan edildi.
Gala çok renkli gösterilere sahne oldu. Salondaki kadınlar inanılmaz mutluydular. Bilmedikleri uzun bir yolda azimle ve keyifle ilerleyerek çok güzel filmler çıkarmışlar. Bu filmler uçan Süpürge film festivalinde gösterilecek.
 ***
Nejla İmancı ve Kibar Dağlayan Yiğit’in birlikte yönettiği sinema atölyesi öyküsünü anlatan“Arşipel Kadınları” adlı film çekim aşamasında.
Bu tür atölyeler kadınların sosyalleşmesine çok katkı sağlıyor. Yerel yönetimlerin sosyal belediyeciliğe yönelik projeleri yaşama geçirmesi gerekir. Ranta dayalı değil insana dair çalışmalar yapılmalıdır. Sevgili Tunç başkanla “Yerel tohumlar ve Tarım” konularında ortak çalışmalar yaptık. Onu tanıma fırsatım oldu. Özünde güzel bir insan ve iyi bir yönetici. Seferihisar’da her alanda devrim niteliğinde çalışmalar yaptı. Aynı yerel yönetim modelini İzmir’e de taşıyacaktır. İzmir’i birlikte yöneteceğiz demesi çok önemlidir.Onun yönettiği bir kentte yaşıyor olmaktan dolayı çok mutluyum.
 ***
Tunç başkanın İzmir’i  çeşitli olanaklar sağlayarak Türkiye’nin sinema filmleri çekim merkezi haline getirme projesi de var. Günümüzde sinema eski önemini kaybetmiştir. Bu yüzden  bu proje çok değerlidir. Türkiye’de sinema  sektörüne çok katkı sağlar.
 
Tunç başkan kadınlara çok değer veriyor. Onları hayatlarında ilk kez kamerayla buluşturdu. Yaşamda Kadın Ve Sanat Derneğine çok teşekkür ediyoruz.
Tunç başkana çok teşekkür ediyoruz ve İzmir Büyükşehir Belediye başkanlığı görevinde başarılar diliyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum