İzmir'i İzmir'in en güzel kadınları doyuracak.Çünkü...
Göknur YUMUŞAK

Göknur YUMUŞAK

İzmir'i İzmir'in en güzel kadınları doyuracak.Çünkü Pagos Üretici Pazarı açıldı

04 Ağustos 2019 - 23:34

Çirkin kadın yoktur.  Ya da çirkin insan yoktur diyebiliriz. Gülen gülümseyen her insan güzeldir. Ama en güzel kadın mutlu kadındır. Çünkü herkesten daha güzel gülümser ve güler. Etrafınızdaki insanları gözlemleyin bunun doğru olacağını göreceksiniz.
Evet İzmir’in kenar semtlerinde yaşayan  kadınlar çok güzel olacak. Çünkü ekonomik özgürlüklerini kazanacaklar. Onlarda hayata gülümseyerek bakacaklar. Açlık geliriyle yaşamak kaderleri olmayacak. O gülen gözleriyle çok çok güzel insanlar olacaklar.
Peki bu nasıl olacak? Olmaya başladı bile. Kadifekale’de bir ışık doğuyor önce güzel İzmir’i sonra da ülkemizi aydınlatacak.
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadifekale’de birçok çalışma yaptı.Meydana inildi ve temizlik etkinlikleri yapıldı. Sokaklara meydanlar temizlendi. Tunç başkan bizzat yer aldı bu temizlik çalışmalarında.
 
Büyükşehir Belediyesi sosyal görevlileri ev ziyaretleri yaptılar.Muhtarlarla Kalede toplantılar yapıldı.Belediye binasında kooperatifler ve girişimci kadınlarla birçok toplantı yapıldı.Kadın kooperatifleri çalışmalarında  sona gelindi.Haftada en az 2-3 kez  belediye elemanları Kadikale’ye gittiler.Tunç başkan bütün toplantılara bizzat katıldı. Saha çalışmalarında bulunanlar Kadifekale’nin güzel çocuklarının doğum günlerine katıldılar.Çocukların yaptığı o muhteşem pastayı birlikte kestiler.

   Sosyal belediyecilik anlamında farklı birimler aracılığıyla en önemli hizmetleri o mahallemize  taşıdılar. En son 20 Temmuz ‘Pagos Üretici Pazarı’ kuruldu.

Bu çalışmalar sırasında en çok kadınlarla toplantılar yapıldı. Çünkü Tunç başkan yıllardır yerel yönetici olarak kadınlarımızın ekonomik özgürlüklerini kazanmaları için mücadele ediyor.  Seferihisar’da bunu çok güzel başardı. Seferihisar’da pazarda ürünlerini satan kadınlar belki  de hayatlarında ilk kez bu kadar mutlu oldular. Hayata umutla bakıyorlar. Çünkü başarılı oldular çünkü çocuklarını doyurabildikleri için hayata çok güzel gülümsüyorlar. Hepsi çok güzel kadınlar oldular.İşte şimdi bu ölçeği büyüterek İzmir’e uyguluyor. İzmir’i kenar semtlerde açlık ve yoksullukla yaşayan İzmirliler doyuracak. Hem de İzmir çiftçisinin ürünleriyle. Çok uluslu şirketlerin market zincirlerinde satılan  ucube boyundaki biberler, patlıcanlarla  değil küçük ve orta ölçekli çiftçilerin, kooperatif çatısı altında ürettikleri bostan ürünleriyle doyuracaklar.

 Kadifekale'de, kadınların dokuduğu ürünlere ilgi

Kadifekale’de oturan insanlar için büyükşehir binası çok sıcak bir ortamı gibi artık. Çalışanları ziyarete geliyorlar. Sıradan Konak meydanında duran soğuk bir resmi bina değil artık. Halkın evi orası. Hepimizin tüm İzmir’de yaşayanların evi…
Tunç başkan tüm dünyada tarım ve özellikle küçük çiftçilik ve hayvancılık biterken başka bir tarım ve köylülük mümkün; başka bir yaşam mümkün dedi ve sevgili eşi ve yol arkadaşı  Neptün hanımla   Seferihisar’da devrim niteliğinde çalışmalar yaptı. Tarımsal üretim kooperatifleri, üretici pazarları, mandalin kurutma tesisleri, yerel tohum çalışmaları, çocuk belediyesi vs. (kaybolmakta olan buğday çeşitlerini çoğaltıp ekmek yapılacak aşamaya getirdi) saymakla bitmeyecek bir çok çalışma yaptı Seferihisar’da.


Şimdi bunları nereden bildiğimi sorabilirsiniz. Eşim asker olduğu için ilk bebeğim  Çağdaş’ım 8 aylıkken Seferihisar’a atandık 1988 yılında. Ben orada 5 yıl İlçe Tarım Müdürlüğünde çalıştım. Sonra Zonguldak ve Erzurum’da çalıştık ve tekrar İzmir’e döndük. Ben en son Urla İlçe Tarım müdürlüğünde 5 yıl çalıştım ve oradan  Tarım Teknikeri olarak emekli oldum.Seferihisar-Urla bölgesini çok iyi bilirim.Hangi köy nasıl ne üretir çiftçilerin durumu nedir arazisi ne kadar vs. bir çok şeyi bilirim .Alanda çok çalıştım bu bölgede. Ama kolay olmadı. Çünkü bizim bakanlıkta  önceden Ev Ekonomisi Teknisyeni olarak sonradan Tarım Teknikeri olarak çok mücadele ettim çalışabilmek için. Örneğin  şimdi Tunç başkanım çok başarılı olduğu kooperatifçilik alanında ilçe müdürüm (2004 yılında) beni çalıştırmadı.Urla’da üzüm üreticileriyle bir kooperatifçilik toplantısı yapabilmek için bir ay uğraştım, müdürle çatıştım.Konyalı müdürüm bana kooperatifçiliğin Rusya işi olduğunu bunları bırakmamı önerdi.Üstelik benim bu eğitim çalışmam program olarak bakanlık tarafından onaylandı ve ödeneği geldi.Ve ben o işi yapmışım  gibi harcama gösterildi. Sonunda İl Tarım Müdürlüğü Proje ve Destekleme ( kooperatifçilik bu birimin en önemli çalışma alanıdır)   Şube müdürü (Zonguldak’tan arkadaşım) Melih beyin yetkisini kullanarak bu toplantıyı yaptım. Melih bey bizzat toplantıya katıldı. Çok yüksek katılım oldu. Güzel bir başlangıç oldu. Ancak çok yoruldum çalışabilmek için sürekli mücadele etmekten.

Çok yetkim olmasına rağmen ve çalışmayı çok istememe rağmen çalıştırılmamaktan dolayı ve en verimli yaşımda daha ülkem için yapabileceğim çok önemli işler varken 41 yaşında emekli oldum.Benden sonra Urla’da hiçbir kooperatif çalışması yapılmadı.Üzüm üreticileri pazarlama sorunlarını tek başlarına aşamadılar ve o güzelim bağlarını söktüler. Oysa orada bir üzümcülükle ilgili kooperatif kursaydık ve çeşitli ürünler üretip pazarlasaydık bu gün çok farklı olurdu her şey.

İşte bütün bunlardan dolayı Tunç başkanın ne kadar değerli ve önemli çalışmalar yaptığını anladım. Onun tarım  ve özellikle yerel tohumlar ve kooperatifçilik konularında  yaptığı çalışmalardan sonra eski anılarımı hatırlayınca gözlerim doluyor.Ne kadar değerli çalışmalar yaptığı görmek, ülkesini ve insanlarını ne kadar çok sevdiğini bilmek çok güzel bir duygu.Ben Soyer çiftini övmüyorum.Gördüklerimi hissettiklerimi yazıyorum bir insan olarak.Benim dünyaya bakış açımla değerlendiriyorum.Onları öncelikle güzel insan olma yönleriyle değerlendiriyorum.Ülkelerine ve insanlığa faydalı olmak için gösterdikleri çabayı görüyorum.Çünkü benimle çok örtüşüyor çalışma ve toplumsal fayda sağlama çabaları.

                       İşte böyle….
İşte böyle Tunç başkanımla emekli olduktan sonra tanıştım ve yerel tohumlarla ilgili çok güzel çalışmalar yaptım. Kendisini bir sosyolog olarak gözlemledim ve nasıl bir yerel yönetim modelini hayata geçiriyor gördüm. Birçok insan hangi çalışmaları yaptı Seferihisar’da bilmez. Çünkü onlar sadece çalıştılar.Görünür olmak değildi dertleri. Hani  rant peşinde koşup medyayı satın alan sözde yerel yöneticiler varya işte onlardan biri değildi o. Bu yüzden özel bir yerel yönetici.Tunç başkan  sosyal belediyeciliği yaşama geçiren insanların hak ettiği yerel yönetim modelini oluşturan ve bununla yetinmeyip tarım konusunda da özellikle kooperatifçilik ve yerel tohumlar konusunda ülkemizde öncülük eden ve her bölgeyle dayanışma içerisinde olan birisi oldu her zaman.
 
İşte şimdi Seferihisar modelini İzmir’e uygulamaya başladı.Çok önemli bir çalışma Kadifekale çalışması.Tarımın ve küçük çiftçiliğin  kapitalizmin çok uluslu şirketlerinin politikalarıyla bitirilmesine inat  orta ve küçük ölçekli çiftçiliği ve hayvancılığı tarımsal kalkınma kooperatifleri aracılığıyla yeniden canlandırıyor İzmir bölgesinde. İşte Kadifekale’den doğan güneş bu .Bu güneş açlık ve yoksullukla yaşam mücadelesi veren kadınlarımızı ısıtmaya başladı bile. Hayata gülümseyerek bakmaya başladılar diğer insanlar gibi.
 

Kadifekale’de kurulan Pagos Üretici Pazarı’nda ;
100 kadın üretici,
24 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi,
12 Üretici kadın kooperatifi, ürünleriyle yer alıyor.

İzmir’in altı ayrı yerinden gezi otobüsleriyle vatandaşlar Kadifekale’ye yani Pagos Üretici Pazarı’na taşınıyor. Mavişehir/Karşıyaka, Bornova, Üçkuyular/Göztepe, Gaziemir, Buca ve Karabağlardan günde dört sefer yolcular taşınıyor.

     Pazarların kuruluşu çok eski çağlara dayanıyor. Bir ihtiyaçtan doğmuştur muhtemelen. Dünyada ilk pazarın kuruluşu Çin’e kadar uzanıyor.İpek Yolu dolaylarında M.Ö. çağlara dayanmaktadır.
     O yıllardan beri pazarlar sadece değişimin yapıldığı mekanlar değildir. İnsanların sosyal ihtiyaçlarını karşıladıkları ve özellikle kadınların sosyalleştikleri yerlerdir.Çünkü kadınlar evlerinden çıkarak pazar giderler alışveriş için. Birçok insan görürler alışveriş sırasında satıcılarla yada başka müşterilerle hoş diyologlar olur.
 Pagos Üretici Pazarı’nda olduğu gibi pazarda ürün satan kadınlar yine evlerinden çıkarak sosyal hayata karışırlar. Ekonomik özgürlüklerini kazandıkları için bu dünyada var olduklarının mutluluğunu yaşarlar.Yaşam döngüsü içinde üretim yaparak bir işlevi yerine getirmenin mutluluğunun yaşarlar.

Pagos Üretici Pazarı’nda sadece ürünlerin satıldığı  soğuk bir market rafı değildir.Pazarlar sıcak ortamlardır.Bir ürün alırken üreticisiyle konuşursunuz.Menşei  çok uluslu şirket ürünleri gibi etiketinde yazmaz.Menşeini  canlı canlı üreticisinden öğrenirsiniz. Benim ailemde hep pazardan alışveriş yapardı .Zaten eskiden marketlerde  yoktu.Benim için   Pazar kültürü önemlidir. Bütün programımı  pazarın olduğu güne  göre yaparım.Hiç aksatmadan herhafta pazara giderim. Pazarcı dostlarımı ziyaret eder hal hatır sorarım. Ufak tefek uyarılarda bulunurum. Çok ekonomik olarak yazları hep tarla ürünleri alma şansım olur. Bazen tamamen doğal yöntemlerle üretilmiş(salatalık çok kısa bir dönem) ürünler bulurum onlardan doyasıyla gönül rahatlığıyla yerim.

Bugüne kadar asla büyük zincir marketlerden meyve sebze almadım ve almam.Çünkü orada satılan bir çok ürün yaz kış aynı serada çok büyük şirketler tarafından üretiliyor.Onlar riski sıfırlamak için bol miktarda tarım zehri kullanabilirler.Hacmi büyüsün diye ( kendiniz gözlemleyebilirsiniz) çok aşırı miktarda kimyasal gübre kullanabilirler.
 
Tunç başkan zaman içerisinde bütün semt pazarlarında çalışmalar yapacaktır eminim.Yani kadınlarımızda pazarlarda var olacaklar ve ekonomik özgürlüklerine kavuşacaklardır. Hepsi çok güzel gülümseyen ve gülen mutlu kadınlar olacaklar.
 
Bu yazıyı yazarken Şuan Artvin bölgesinde tarım (özellikle yerel tohumlar ve kooperatifçilik) çalışmaları yapıyorum.5 gün bu bölgedeyim. Döndüğümde ilk işim Pagos üretici pazarına gitmek olacak.
 
 Pagos üretici pazarının oluşmasında başta Tunç başkanım ve yol arkadaşı Neptün hanım olmak üzere bütün belediye çalışanlarını ve gönüllüleri kutluyor sevgilerimi ve saygılarımı iletiyorum. Pazarda üretim yapan ve emeklerini paraya dönüştüren bütün kadınlarımızı sevgiyle kucaklarken tüm İzmir’li tüketicileri kadınlarımızla dayanışmaya çağırıyor ve sağlıklı taze ürünler almaya davet ediyorum.

  Bu diyar baştan başa bizim diyerek Yerel Tohum Topluluğu olarak bütün bölgelerimizde yaptığımız çalışmalar kapsamında bu güzel sabah saatlerinde Artvin’in şirin ilçesi Ardanuç’tan dünyadaki tüm doğa ve insan dostu güzel insanlara sevgiler ve selamlar…. 
 
Göknur Yumuşak
Yerel Tohum Topluluğu Eş Sözcüsü
Emekli Tarım Teknikeri ve Sosyolog
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum