Handan Altın'ın belleğinden süzülen hikayeler okurlarla...
Göknur Yumuşak

Göknur Yumuşak

goknur_yazici@hotmail.com

Handan Altın'ın belleğinden süzülen hikayeler okurlarla buluştu

04 Temmuz 2021 - 11:38

Sevgili Handan Altın’ın ilk öykü kitabı “Beş Duvar Bir Oda” okurlarıyla buluştu. Handan Altın’ın gerçek hikayelerden esinlenerek yazdığı öyküler okurlar tarafından çok ilgi gördü. Özgün anlatım biçimi güçlü kalemi ve disiplinli çalışması ortaya çok güzel bir kitap çıkmasını sağlamış.



Canım arkadaşım Mercoşun( Mercan) ve abisi Uzay’ın anneanneleri can Handan’ım aslında çok iyi bir sözlü hikaye anlatıcısıdır. Onunla bir araya geldiğimizde her an yeni bir hikaye anlatır bana. Çoğu kadın hikayeleridir.Hepsi yaşanmış.Çocukluğunda yaşadıklarını, mahalleli kadınları,ustalıkla anlatır. Anlatırken o güzel gülümsemesi hiç eksik olmaz yüzünden. Karşımda devleşir o zaman Handan’ım. Çünkü bilirim sözlü hikaye anlatıcısı kadın pek yoktur bu topraklarda, olamamıştır.

Sözlü hikaye anlatan İki kadın tanıdım, annem ve Handan. Öykü yazmak yaşamımın anlamı en büyük aşkım olduğu için bu iki kadın benim en kıymetlilerimdir.Handan’la  yaşadığı topraklardaki kadınlar dile gelir.  Şiveli anlatır üstelik bazen. İyi bir tiyatrocu oluverir o zaman.Resim sanatında da çok başarılıdır. Doğa ona çok torpil geçmiş birçok sanat dalına yeteneği var.İnanılmaz keyif alırım onunla paylaştığım zaman dilimlerinden bu yüzden. Yüreğinin güzelliği yüzüne yansır.

İnsanları çok seven yardımsever son lokmasını bile paylaşabilen nadir güzel insanlardandır O. Toplumsal değerlerin yok olduğu günümüzde  çamurun içinde parlayan bir pırlanta gibidir adeta.
Onu ilk kez Kadın Yazarlar Derneğinin atölye çalışmasında tanıdım. Kapı açıldı içeriye beyaz kazaklı bir kadın girdi gülümseyerek. Konuşurken o güzel gözlerinin içi gülüyor kalbinin güzelliği yüzüne yansıyordu. Çok etkilenmiştim ondan. O gün çok özel bir gün oldu benim için. Doğa benim yolumu çok güzel bir insanla kesiştirmiş ve nadide bir arkadaş ve dost kazanmıştım.

Kitap birbirinden güzel on dört öyküden oluşuyor. Öykü kahramanlarının hepsi tanıdık, çünkü öyküler hayatın içinden. O yüzden öyküleri okurken bende bir öykü kahramanı gibi hissettim kendimi. Öyküler beni içine alıp sarıp sarmaladı.

Mangal, Bebek, Suzinaz, Bir Tas Çorba, Bonbon Şekeri,Zülfo,Çöplük,Merhaba Ben Selma, Kara Saçlarım, Veda, Nereye Süreyya, Bugün benim doğum günüm, Babamla Ben bütün öyküler beni derinden etkiledi. Akıcı ve durudili güçlü edebiyat yönü öyküleri bir çırpıda okumamı sağladı. Öykülerdeki kadın kahramanlarla empati kurunca “Bir Tas Çorba” öyküsünde derinden yaralı çaresiz bir mülteci anne, “Mangal” öyküsünde artık yaşadıklarına daha fazla dayanamayarak isyan eden ve gücünün farkına varan bir kadın, Merhaba Ben Selma öyküsünde kabuğunu kıran güçlü bir kadın oldum. Bebek öyküsüne bayıldım. Bir bebeğin ağzından öykü yazabilmek çok kıymetlidir.

Özgün anlatım biçimi ve dili onun çok iyi bir sözlü hikaye anlatıcısı olduğunu kanıtlıyor. Bunda  genetik yapısının da çok önemi var. Handan Altın çok okuyan  sürekli kendini geliştiren adeta bir düşünür gibi felsefe yapan derinlikli bir insandır. Onda kendimi bulurum her zaman.Doğaya binlerce kez teşekkür ediyorum yolumuzu kesiştirdiği için.

Handan’ımın uzun belleği okyanus büyüklüğündedir.O her buluşmamızda bana anlattığı hikayeleri öykü olarak kurguladığında onlarca kitap çıkacak ortaya ve binlerce insan benim duyduğum hikayeleri okuyacaktır. Onların hepsini yazarak okurlarla paylaşacağına inanıyorum.Güçlü kalemi, geniş ufku ve çok sağlıklı bir beyni olan can arkadaşıma doğa hikaye anlatıcısı görevi vermiş. İyi ki de vermiş.Bu işlevi çok başarılı olarak yerine getirecektir sevgili öğretmenim.

O özde bir öğretmendir aynı zamanda.  Binlerce güzel insan yetiştiren eli öpülesi dev bir kadındır.
Okuru bol olsun, yolu açık olsun.Bütün kadınlara manevi güç veren yüreğine sağlık.Her an sırtımda hissettiğim eli hiç dert görmesin. Kalemi son nefesine kadar yazsın. Yaşadığı topraklarda tanık olduğu hikayeleri gelecek kuşaklara aktararak bir yazarın yapması gereken asıl işlevi yerine getirdiği için ona sonsuz teşekkür ediyorum bir toplum bilimci olarak. Günümüzde edebiyatın metalaşmasından dolayı sanat yönünün ve işlevinin göz ardı edilmesi beni derinden etkiliyor. Handan Altın’da benim gibi ve başka birçok özde yazar gibi edebiyatın metalaşmasına karşı. Bizler çocuklarımız için toplum için yazıyoruz özünde. Yazmak en zor iştir. Bir cümle bile yazmadan paralı editörlere kitap yazdıranlara inat bütün gücümüzle edebiyat insan içindir, yürekten aşkla yapılır diyerek direnmeye var olmaya devam edeceğiz. Yaşam döngüsü içerisindeki yazma işlevimizden ödün vermeyerek sorumluluğumuzu yerine getireceğiz.
Sevgili Handan Altın iyi ki varsın iyi ki benim arkadaşım ve dostumsun iyi ki yazıyorsun ve iyi ki hikayelerin en güzel annesisin.



Kalemin hep yazsın, yolun açık olsun güzel insan, can dost. Kalemin hiç incinmesin. Okurun bol olsun.Seni sevgiyle kucaklıyorum…

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Handan Altın
    2 ay önce
    Sevgil arkadaşım Göknur, yazdıklarınla beni fazlasiyla onur***dırdin. Öncelikle güzel yureğine sevinçli kalemine teşekkür ederim. Toplumsal sorumluluklarımızin bir ucundan tutabilmişsek eğer,yaptıklarımiz değil yapamadıklarımiz borcumuz olsun. Iyiden, güzelden yana yaşanasi bir dünya için daima el ele, gönül birlekteliğine sevgilerimle...

Son Yazılar