Bu diyar baştan başa bizim! Başka bir çiftçilik ve yaşam...
Göknur YUMUŞAK

Göknur YUMUŞAK

Bu diyar baştan başa bizim! Başka bir çiftçilik ve yaşam mümkün

08 Ağustos 2019 - 21:17

Tüm dünyada ve güzel ülkemizde “Başka bir çiftçilik, başka bir köylülük ve başka bir yaşam mümkün. Kapitalizmin çok uluslu şirketlerinin politikalarına dur diyeceğiz hep birlikte.Çünkü bu diyar baştan başa bizim.Bu dünya bu topraklar bu sular ve bu yaşam bizim. Yaşam döngüsü içinde hak ettiğimiz gibi yaşamak bizim canlı olma hakkımızdır.
 
Yerel Tohum Topluluğu ve Halk-BESKOP olarak Ardanuç belediyesi ve Artvin Halk Evlerinin desteğiyle Artvin ve ilçelerinde-köylerinde 30 Temmuz 2019 ve 5 Ağustos 2019 tarihleri arasında “başka bir köylülük , başka bir çiftçilik ve başka bir yaşam mümkün” konulu bir dizi çalışma başlattık. Ancak sayın Kılıçtaroğlu’nun 2 Ağustosta bölgeye gelmesi dolayısıyla çalışmalarımızı 2 gün erken bitirdik. ( Artvin Borçka ve Kemalpaşa’daki çalışmalar iptal edildi)
 Bu çalışmalar bir başlangıçtır.Bu bölgede çalışmalarımıza devam edeceğiz.
 
Çalışmalar kapsamında Ardanuç’un köylerinde ve yaylalarında söyleşiler yaptık fikir alışverişinde bulunduk.Katılım oldukça iyiydi. Kadınların katılımı fazlaydı.
 
   Ardanuç’a bağlı Tepedüzü ( Müker ) köyünde 97 yaşında bir asırlık çınar olan Sermiye Bildirici’de toplantıya katıldı. Çalışmalarımız için sağ olun dedi ve beni birkaç kez sevgiyle kucaklayıp öptü. Tarım alanında yaptığım gönüllü toplumsal çalışmalarda  ne kadar doğru yolda olduğumu gösterdi Sermiye nine. Onun kadar yaşayıp çalışmalarıma devam etmek istiyorum. Onun bana verdiği enerjiyle bunu başaracağıma inanıyorum.

  ***
Bölgedeki insanlar çok duyarlı ve aydınlar. Köylerinde mutlu olduklarını ve yaşamlarını sürdürecek kadar tarım yaptıklarını dolayısıyla büyük kentlere göç etmek istemediklerini ifade ettiler.
     Ben göç etmek istememelerini bir sosyolog olarak çok önemli buluyorum. Çünkü  çok uluslu şirketlerin köylülüğü bitirme politikaları tamamen ranta dayalı bir durumdur. Onlar yığınları kentlerde toplayarak her alanda iyi bir tüketici kitlesi oluşturmak istiyorlar. Bunu Afrika ülkelerinde başardılar.Oysa kentlere göçen bu yığınlar kente entegre olamıyorlar. Yoğun işsizlik dolayısıyla ekonomik sıkıntı yaşıyorlar. Yeterli beslenemedikleri için sağlık durumları bozuluyor vb. Yani kırlardan kentlere göçün sosyolojik boyutu çok önemlidir ve maalesef gözardı edilmektedir.
 
Çalışma yaptığım köylerde insanlar tarım yapmak istiyorlar. Ancak ne yolları ne de sulama  suları var.Acil olarak sulama suyu sorununun ve yol sorununun halledilmesini istiyorlar yetkili kurumlardan.Daha önce onlarca kez yetkililere başvurmalarına rağmen sulama suyunun gelmediğini ve yollarının yapılmadığını ifade ediyorlar. Hiçbir çalışmanın yapılmamasını siyasi nedenlere bağlıyorlar.
   Bölgede iklim ve toprak koşullarının uygun olması dolayısıyla bir çok sebze ve meyve yetiştiriciliği ayrıca tahıl yetiştiriciliği  yapılabilmektedir. Bir çok ırmak,pınar dere vb. gibi su kaynakları bulunmaktadır. Bunlar ilgili kurumlarca değerlendirilerek sulama suyu ihtiyacı karşılanabilir.
 
     Bu bölgede kendi ihtiyaçları doğrultusunda yerel tohumları korumuşlar. Çok olmasa da epey  yerel tohum var.Bunlar çoğaltılıp tohum takas şenlikleriyle yaygınlaşması sağlanabilir.
      Ardanuç belediye başkanı Yıldırım Demir’le  yaptığım toplantıda belediyenin bir çok ihtiyacı olduğunu küçük bir belediye oldukları için kaynaklarının kısıtlı olduğunu ve büyükşehir belediyelerinden maddi destek beklediklerini ifade etti. 
 

  Acil ihtiyaçlarını şöyle sıraladı Demir:
  Öncelikle yol ve su sorununun giderilmesini istiyor. En önemli ihtiyaç bu diyor. Bizler vergimizi veriyor ve ülkemizi çok seviyoruz. Ülkemiz    için gereken her şeyi yapıyoruz , dolayısıyla köylerimize hizmet bekliyoruz diyor.
        Diğer ihtiyaçlar şunlar:
  •  1-Keçe yapım atölyesi.(Koyunların kırkılan yünleri atılıyormuş değerlendiremiyorlarmış. Satamıyorlarmış.)
  • 2-Meyve kurutma tesisleri.( Bölgelerinde bir çok meyve yetiştirilmesine rağmen bunlar satılamadığı için bahçede kalıyor ve atılıyormuş.) 
  •  3-Tarımsal kalkınma kooperatifinin kurulmasında (eğitim vb. konuların da) destek olunmasını bekliyorlar.
  •  4-Bölgenin iklimi uygun olduğu için dış mekan süs bitkileri yetiştirilebiliyor. İlçenin peyzajında kullanılmak üzere dış mekan süs bitkileri gönderilmesini talep ediyorlar. Ayrıca süs bitkileri fidanlarının yetiştirilmesi konusunda destek bekliyorlar. Bölgede seralar var. Ardanuç’ta süs bitkileri fidanlarını yetiştirerek bölgede pazarlamak istiyorlar.
  •    5- Belediyenin araç sıkıntısı olduğunu ve acil olarak bir midibüse ( 26 kişilik) ihtiyaçları olduğunu bununla köylüleri şehir merkezine taşımak istediklerini belirtiyor belediye başkanı Demir.
 ***

       2 Ağustos günü Ardanuç’ta gerçekleştirdiğimiz “ Yeniden Toprakla Buluşuyoruz” paneline ilgi çok fazlaydı. Artvin’in diğer ilçelerinin belediye başkanları, sivil toplum örgütleri, köylüler ve Ardanuç’lu vatandaşlar panele katıldılar. Panel oldukça verimli geçti. Katılımcılar forum kısmında düşüncelerini ifade ederek katkıda bulundular. Sordukları sorularla konu etraflıca tartışıldı.

 
  Konuşmacılar sunumlarında şunları vurguladılar:
İstanbul Ziraat Mühendisleri Odası yönetim kurulu üyesi Murat Kapıkıran, ülkemizde tarım politikalarının tarihsel gelişimi ve günümüzdeki olumsuz koşulların oluşum süreçlerine dair değerlendirmeler yapan Kapıkıran, halkın ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmek ve gıda egemenliği yeniden elde edebilmek için üretim ve tüketim kooperatiflerinin kurularak aracıları devreden çıkaran , yerel tohumların muhafaza ve geliştirilmesini sağlayacak kolektif üretim modeline geçilmesi gerektiğini vurgulamıştır.Neoliberal politikaların hakim olduğu, sosyal politikaların ve tüm kamusal alanın kar maksimizasyonunu hedefleyen şirketlerin insafına devredildiği günümüz koşullarında tarım ve gıdanın ilaç ve gübrenin yerel ve çok uluslu şirketlerin hegemonyasından kurtarılması gerektiğini ifade eden Kapıkıran toprak su ve tohumun korunması  sürecinde yerel yönetimlerin destek vermesinin vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu ifade etmiştir.

          Kimya Mühendisi Doğan Halis, Tarımda yaşanan tahribat ve küçük üreticilerin sorunlarını gidermek için kooperatifleşmenin önemine vurgu yaptı. İlçeye geri dönüşlerin teşvik edilmesi maliyetlerin düşürülmesi ve pazarlama sorunlarının çözümünün ancak kooperatifleşmeyle mümkün olacağını belirtti.

 
  Yerel Tohum Topluluğu Eş Başkanı Göknur Yumuşak  olarak ben de şunları paylaştım: “Yerel tohumların önemi ve Tarım zehirlerinin insana ve çevreye etkileri konusunda paylaşımda bulundum. Yaşamsal müşterekler olan  tohum ,su ve toprakların Kapitalizmin çok uluslu şirketlerinin hegemonyasına girdiğini ve gelecekte su ve tohum savaşları olacağı öngörüsüne katıldığımı ifade ettim. Ancak yine de yerel tohum hareketinin yayılması ve “Yerel Tohum Takas Şenlikleri ”ile  azda olsa hala kalan tohumların korunarak çoğaltılıp gelecek kuşaklara aktarılmasının mümkün olduğunu dile getirdim.Tüm dünyada tarım zehirleri kalıntıları ekolojik döngüyü geri dönüşümsüz bozan en önemli unsu olduğunu vurguladım. Yine tüm dünyada en çok konvansiyonel tarım sistemiyle ( aşırı miktarda tarım zehri ve kimyasal gübre kullanılarak üretim yapılan sistem.)üretim yapılmaktadır dedim. Ülkemizde de durum aynıdır. Hepimizin  farkında olmadan her gün zehir kalıntılarını vücudumuza aldığımızı vurguladım. Çünkü  bakanlıkta çalışırken bazı ürünlerin 20 kez bile ilaçlandığına ( birkaç ilaç karıştırılarak) tanık olduğumu  söyledim. Bu koşullarda bundan kaçmanın mümkün olmadığını belirttim. Tarım zehri kalıntılarının vücudumuzda  birikerek bir çok hastalığa sebep olduğunu belirttim.Halk sağlığı anabilim dalındaki arkadaşlardan aldığım bilgiye göre pestisitlerin ( tarım zehirleri) , fetüsün gelişmesine etkide bulunarak anormal doğumlara, kadın ve erkelerde de endokrin sistemi bozduğu için kısırlığa ve vücudun bağışıklık sistemini bozduğu için bir çok kanser türüne sebep oluyormuş.

Son epidemiyolojik çalışmalar sonucunda pestisitlerden etkilenenlerde kanser riskinde NonHodgkinlenfoma,  Lösemi,  MultipleMyeoma, Karaciğer kanseri, Beyin kanseri, Testis kanseri ve Akciğer kanserlerinde artış görülmüş dedim.En doğrusu üretim sisteminin tarım zehri ve kimyasal gübre kullanmadan doğal tarım yöntemiyle ( bin yıllardır yapılan üretim sistemi) üretim yapmak olduğunu vurguladım.
Tarım bakanlığının bu konuda yapacağı çok şey olduğunu vurguladım. Gerekirse bunları bir rapor halinde ( bakanlıkta çalıştığım sürede yaptığım çalışmalar ve gözlemler sonucu edindiğim bilgiler doğrultusunda ) bakanlığa sunabileceğimi belirttim.

     Güzel ülkemizdeki toprakların suların ve tohumların bu ülkede doğan herkesin hakkı olduğunu ve bu yaşamsal kaynakları daha önceden olduğu gibi gelecek kuşaklara aktarmamızın bir yurttaşlık, insanlık görevi olduğunu; güzel-özde insan olmanın bunu gerektirdiğini vurguladım. Bu diyar baştan başa bizim diyerek dayanışma içerisinde güç birliği yaparak kapitalizmin çok uluslu şirketlere dur diyebileceğimizi vurguladım.
Halk-BESKOP başkanı Abdullah Aydın:“Uzun süredir yürüttüğümüz beslenme ve gıda alanına dönük çalışmalarımız belli bir olgunluğa erişti.2018 yılı Ocak ayında  kuruluşumuzu tamamladık. Bir yıldan beri üreticiyle ve tüketiciyle ve bu alanla ilgili kooperatiflerle ve dinamiklerle buluşuyoruz. Nihai amacımız kitleleri yeniden toprakla buluşturmak. Unutulan ata tarımının yeniden yeşertmektir. Halkevlerinin 87 yıllık birikimi bize yol gösteriyor. Her yerden Ardanuç’ta olduğu gibi olumlu tepkiler alıyoruz. Amacımız çalışmalarımızı bir toplum projesine çevirmektir” dedi.
 ***
Ardanuç’lu   film yönetmeni ( ünlü Sonbahar filminin yönetmeni) Serkan Acar şunları söyledi: “Ardanuç kültürel ve tarihsel mirası olan bir kasaba olmasına rağmen artan göç ve siyasi kimliğinden dolayı ekonomik ve sosyal zorluklar içerisinde bir kasaba. Üretici güçlerin zayıflığı bölgede bir kooperatif kurulmasını bir zorunluluk haline getiriyor. İklim ve coğrafi özellikleri bir çok tarımsal ürünün geleneksel şekilde yetişmesine olanak sağlıyor. Kurulacak kooperatif beraberinde agricultural turizm olanaklarını da gündeme getirecek ve kasaba ekolojik yapısı bozulmadan kalkınabilecektir,“ dedi.
 ***
Ankara Yenimahalle de kurulan Günebakan kooperatifinden Sıla Soyaslan deneyimlerini paylaştı.
  Bana köylerde çalışma yaparken rehberlik yapan ve etkinliğin gerçekleşmesinde çok emeği geçen Halk-BESKOP yönetim kurulu üyesi ve panelin kolaylaştırıcısı Gürsel Kaya şunları söyledi: “Ardanuç’ta doğup büyüyenlerin bu ilçeye borçlu olduğuna  inanıyoruz. Bu gün ülkemizde yaşanan sosyal ve ekonomik değişimler her yerde olduğu gibi Ardanuç insanını da toprağından uzaklaştırdı. Toprağın terk edilmesi beraberinde bir dizi kültürel, yaşamsal ve etik yıkımları da beraberinde getirdi. Biz bu durumun yeniden toprağı sahiplenmek ve Ardanuç’ta yaratılacak toplumsal canlanma ile düzeleceğine inanıyoruz.Bu nedenle Ata tarımına dayalı bir üretimin yeniden insanların Ardanuç’a dönmesini sağlayacağına ve Ardanuç’ta yaşayanlarında yeniden hayata sarılacağına inanıyoruz.Bütün bunlar kadınların üretime katılmalarını sağlayan bir Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin kurulmasıyla gerçekleşeceğine inanıyoruz. Köylerde yaptığımız söyleşiler, ev ziyaretleri vb. ve 1 Ağustosta Ardanuç’ta gerçekleşen “” Yeniden Toprakla Buluşuyoruz “ paneli düşüncelerimizi doğruladı ve hepimizi cesaretlendirdi. Yerel yönetimlerde bu konuda gereken desteği vereceklerini belirttiler. Bütün bu hayallerimizi gerçekleştirmek adına bayram öncesi üyeleri kadınlardan ve gençlerden oluşan bir Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurmak için gerekli adımları atıyoruz,” dedi.
 ***
  Yerel Tohum Topluluğu olarak  ilk kez Karadeniz bölgesinde tarım ve özellikle kooperatifçilik ve yerel tohumlar konusunda çalışmalar yaptık. Bu çalışmaların devamı gelecektir. Topluluğumuz yerel yönetimlerle dayanışma içerisinde çalışmalarını yürütmekteyiz. Bu çok önemlidir. Çünkü siyasi nedenlerle bazı belediyeler hak ettikleri maddi yardımı-hizmeti  alamıyorlar. Bu konuda diğer belediyeler onlarla dayanışma içerisinde olmalıdır bence.
     6 yıldır çeşitli kurumlarla müşterek olarak çeşitli çalışmalar yaptık Yerel Tohum Topluluğu olarak .Bunlardan en önemlisi Seferihisar belediyesi idi. Şimdi artık İzmir Büyükşehir belediyesiyle müşterek çalışmalar yapıyoruz. Dolayısıyla Artvin bölgesinde yaptığım çalışmaları ve gözlemlerimi İzmir Büyükşehir belediye başkanı Tunç Soyer’le bir rapor hazırlayarak paylaşacağım.Bu doğrultuda orada yapacağımız çalışmaları planlayacağız.
   Ülkemiz ve toplumsal fayda için çok güzel çalışmalar yapabileceğimizi düşünüyorum. Ardanuç’ta çok güzel dostlar edindim.
    Başta bizlere maddi ve manevi destek sağlayan, olanaklar sunan Ardanuç belediye başkanı Yıldırım Demir olmak üzere köylerde ve yaylalarda söyleşilere katılan köylülere ve panele katılan katılımcılara çok teşekkür eder hepsini sevgiyle kucaklıyorum.
                      İzmir’den sevgilerimi ve selamlarımı iletiyorum.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum