8 Mart umudu çoğaltma günü olsun
Göknur YUMUŞAK

Göknur YUMUŞAK

8 Mart umudu çoğaltma günü olsun

08 Mart 2018 - 22:54

Neden 8 Mart’ın dünya emekçi kadınlar günü olduğunu açıklamayacağım. Çoğumuz biliyoruz. Bilmeyenlerde araştırsınlar;  bu daha iyi olur. Araştırma yapmak her zaman iyidir….

Ülkemizde ve dünyada kadın olmak, çocuk olmak çok zor. Bu kesim ölüm kalım mücadelesi veriyor çoğu kez. Taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyor.

Onlara insanlık dışı yaşamlar reva görülüyor.

Örneğin tecavüzcüsüyle evlendirmek gibi.

Bu kadar insanlık dışı bir şey olamaz.

Bu, kanırtılarak körpe dalları koparılan bir zeytin fidanının yetmiyormuş gibi çiğnenerek iyice ezilmesi gibidir.

Bu, o kişinin yaşamı boyunca asla onun peşini bırakmayan hep kanayan yarasına her gün tuz basmaktır.

Size bir yaratık tecavüz edecek siz onunla aynı yaşamı paylaşacaksınız bu bilimsel olarak imkansız. Travmalar grip gibi değildir. Evlendirmekle iyileşmez.

Peki bu çok bilmiş çözüm üreticilere soruyorum? Tecavüze uğrayan ve her geçen gün çığ gibi büyüyen erkek çocukların tecavüz sorununu nasıl çözeceksiniz? Onları o kocaman şiş göbekli ağzı salyalı yaratıklarla mı evlendireceksiniz?

Dünyada kadın ve çocuk olmak çok zor yaşamak için mücadele ediyorlar dedik.

Peki bunu kıramaz mıyız. ? Kurtulmamız mümkün değil mi?

En azından düşleyip deneyecek minik yollar bulamaz mıyız?

Öncelikle en önemli çözüm örgütlenerek sesimizi güçlü bir şekilde haykırmak.

Bizde bu dünyada varız insanca hak ettiğimiz gibi yaşamak hakkımız demeliyiz.

Ve gerektiğinde bu örgütlülüğü toplumsal hareketlere dönüştürmeliyiz.

Güzel dostlarım dünyada insandan daha güçlü bir varlık yoktur.

Savaşlar silahlar o bizi bir ahtapot gibi sarıp nefes aldırmayan çok uluslu dev şirketlerin bile bize gücü yetemez.

Düşünsenize ünlü Roma eylemini. 3milyon insan toplandı Roma’da. Irak savaşını protesto etmek için.

Evet, tüm dünyada ve ülkemizde kadınlar ve çocuklarının yaşadığı bütün zorluklar ancak kadınlar ekonomik özgürlüklerini kazandıkları zaman aşılır. Elbette bu yeterli değildir.

Ekonomik özgürlüğü olan kadınlarda tacize tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Ama genelleme yaptığımızda ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlara  bu yaşamlar daha çok dayatılıyor.

Kadınlar örgütlenmeli dedik. Evet kadınların tek kurtuluşu her alanda örgütlenmek.

Halklarını elde etmek için örgütlenmekten başka yol yok.

Bir diğeri de ekonomik özgürlüklerini kazanmak için örgütlenmek.

İşte ben dedim ki, 8 Mart umudun günü olsun. Ağlamaların değil.

Evet, bu gün ben sizinle kadınlarımızın kooperatif çatısı altında örgütlenerek ekonomik özgürlüklerini nasıl kazanabileceklerini anlatacağım kısaca ve çok güzel bir örnek vereceğim İzmir Seferihisar’dan.

Kooperatifler 1163 sayılı kooperatifler kanununun 2. Maddesine göre en az 7 kişiyle imzalanan ana sözleşme ile kuruluyor.

Erzurum’da Tarım İl müdürlüğünde 2 yıl kooperatifçilik biriminde çalıştım. Erzurum’un köylerinde kooperatifçilik eğitimleri veriyorduk.

Birinci ilke  “biz “ demektir.

Gerisi önemli değil kendiliğinden gelir.

Kadınlarımız her üretim alnında örgütlenerek güçlerini birleştirip kooperatifler kurabilirler.

Ülkemizde bir çok bölgede bunun örnekleri var. Kadınlarımız kurdukları kooperatiflerde inanılmaz derece de başarılı oluyor ve kazanımlar elde ediyorlar.

Şimdi size Seferihisar örneğini vereceğim.

Ben Seferihisar’a oğlum 8 aylık bebekken 1987 yılında atandım.5 yıl ilçe tarım müdürlüğünde çalıştım. Eski eşim asker olduğu için birkaç tayinden sonra emekli oldu ve tekrar İzmir’e döndük ve  Urla ilçe tarım müdürlüğünde çalışmaya başladım.

Seferihisar benim denizle buluştuğum ilk yerdir. İlk göz ağrımdır. Bu şirin ilçeden ayrılırken kızım 20 günlüktü. Doğa bana burada ikinci büyük hediyemi verdi. Çok özeldir Seferihisar benim yaşamımda. Hep gözüm üstündeydi.

Tunç Soyer ve sevgili Neptün Soyer bu ilçede benim ütopyamı gerçekleştirdiler. Bir sıradan Anadolu kasabası gibi olan ve yerel yönetimlerce çok kötü yönetilen bu ilçe onların ve Seferihisarlıların sayesinde altın yıllarını yaşıyor şimdilerde.

Kadınların üye olduğu başarılı kooperatifler ve tüketici pazarlarıyla 5 bin kişiye yakın insan iş sahibi olmuş bu ilçede. Tarımsal alandaki başarılarını  başka bir yazımda paylaşırım.

Evet 100 kadın ortaklı Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde örgütlenen kadınlar; tarımsal ürünler ( doğal şartlarda üretilen meyve sebze ve hayvansal ürünler , zeytin vb. ) den, kışlık yiyecekler, kozmetik ürünler ( saf zeytinyağlı sabun)  üretiyorlar. Ayrıca  bir çok insana bedava yöresel nefis yemekler yediren   “Mutfak “isimli lokantaları var.

Bu yüz kadın ürettikleri ürünleri yine Seferihisar belediyesinin onlara tahsisi ettiği ve satıcıların bedava kullandıkları tezgahlarda ürünlerini satıyorlar. Bedava dedim çünkü genelde pazarlarda tezgahlar paralıdır. Kadınlar ve küçük çiftçilerden oluşan Pazar yerin arı ya da karınca kolonisi gibi. Herkes güler yüzlü keyifle işlerini yapıyorlar.

Hepsi çok mutlular

Çünkü emek verip üretmişler ve para kazanıyorlar. Tüketici pazarlarıyla hem sosyalleşiyor deliklerinden çıkıp özgürleşiyorlar hem de para kazanmanın hazını yaşıyorlar. Bu nedenlerle kadınların mutlu olmaları bilimsel yönden baktığımızda çok doğal.

Pazarda birkaç kare fotoğraf çekip onlarla sohbet edince inanılmaz keyif aldım. O enerjileri ve mutlulukları bana da geçti. Eve dönmek istemedim. Bende bir tezgah açarak aralarında kaybolayım istedim.

Birkaç üyeyle sohbet ettim. Nuray Duman Ferhatoğlu reçel turşu, tarhana yapıyor.25 büyük baş olarak hayvancılık yapıyor. Çok mutluyum para kazanıyorum diyor.

Mürüvvet Ala yine kışlık gıdalar ve her türlü yemek yapıyor ve satıyor. Bana nefis lahana dolmasını mandalina ekşisiyle ikram etti. Çok nefisti. Mandalina ekşisi narın papucunu dama atacak gibi gözüküyor.

Burcu gönül genç bir kız arıcılık ve küçük çiftçilik yapıyor. Hayvan gübresiyle  tarım zehri kullanmadan doğal yöntemle meyve sebze yetiştiriyor.

Gülsüm Suna Kalaycı 62 yaşında ama 40 yaşında gibi gözüküyor. Çünkü vücudu rutin çalışıyor. Mutlu. Ekmek, sabun ve zeytinyağı üretiyor. Zeytincilik başta olmak üzere çiftçilik yapıyor.

Evet, bu kadınların başarılarının en büyük etkenlerinden birisi biz diyebilmeleri. Diğeri ise kooperatifin iyi yönetilmesi. Hıdırlık tarımsal kalkınma kooperatifini Köy-Kop İzmir Başkanı Neptün Soyer yönetiyor. Kadınlarla arkadaş gibiler. Hiç bir hiyerarşi yok.

Tunç Soyer’in onlara açığı kapıdan ele ele vererek neşeyle ilerliyorlar. Karınları tok ceplerinde paraları var. Gülüşerek keyifle para kazanıyorlar.

Günümüzde köylülüğün bitirilmesi küçük çiftçiliği yok edilmesinin sonuçları çok ağırdır.

Çünkü küçük çiftçilik biterse şehirdeki yığınları çok uluslu dev şirketler ne olduğu belli olmayan tarım ürünleriyle doyurur.

Bu nedenle Seferihisar örneği çok önemlidir. Burada yapılan çalışmalar yerel yönetim olarak olması gereken çalışmalardır aslında. Örnekleri az olduğu için yadsıyoruz.

Kalkınma yerelde başlar. Kadınların kurtuluşu yereldedir. Aşağıdadır. Yukarısı tecavüzcüsüyle evlendirmek için uygulamalar yaparken görüyoruz ki yerel onu tümden kurtararak mutlu yaşatıyor.

Seferihisar belediyesi yerel yönetim olarak benim ütopyamdı. Bu yüzden Tunç başkan ve sevgili Neptün hanımla bir çok çalışmada ortaklaşıyoruz.  Bundan inanılmaz keyif alıyorum ve mutluluğum asla parayla satın alınamaz. Onlarla yaptığımız toplumsal çalışmaları ve diğer çalışmalarımız sizlerle zaman zaman paylaşacağım.

Neptün hanıma başarılarının sırrını sordum. Sadece bir cümle söyledi.

“Biz kimiz, ne yapabiliriz, üretebiliriz ve en önemlisi nasıl pazarlayabiliriz.”  dedi. Elbette sonrası çorap söküğü gibi gelir.

Çok başarılı güzel insanlar Soyer çifti.

Neptün hanım 8 Mart dünya emekçi  kadınlar günü dolayısıyla İzmir’e ve sivil toplumun gelişmesine emek veren başarılı çalışmaları nedeniyle 8. “İzmir’den topluma uzanan kadın eli” ödülü nü alan altı kadından birisidir. Bir kadın olarak gurur duydum hemcinsimle.

Evet, 8 Mart emekçi kadınlar günü yeni umutların yeşerdiği bir gün olsun.

Kadın sorunlarına çözüm üreten bir erkek olan sevgili Tunç başkanın başka erkek belediye başkanlarına örnek olmasını umut ediyorum. Yine Seferihisar Tarım ve Hayvancılık Hizmetleri sorumlusu sosyolog Şevket Meriç’te her zaman kadınlarla el ele güzel başarılara imza atıyor. Seferihisar belediyesinin başarısının sırrı toplumsal fayda üretmek ve biz diyebilmekte saklı bence. Bu anlayışla çalışan örnek belediyelerden birisi. İnsanlara ve emeğe değer veriyor. Tunç başkanla ilk kez  Diyarbakır’dan barış tohumu getiren ve 1.Urla Tohum Takas Şenliğine katılan Mezopotamya Ekoloji Hareketi koordinasyon görevlisi Erkan Özgen’i tanıştırmak için gittiğimde tanıştım.

Bir kadın olarak projelerimden bahsettim. Beni yeni tanımasına rağmen projelerimi destekleyeceğini söyledi ve o günden beri zaman zaman Seferihisar belediyesi ile dayanışma içerisinde toplumsal çalışmalar yapıyoruz. Büyük bir proje hazırlığı içerisindeyiz. Onu bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım.

Başta ucuz iş gücünde modern köle olarak çalıştırılan kadınlar olmak üzere tüm emekçi kadınların 8 Mart emekçi kadınlar ve umudu çoğaltma günü kutlu olsun.

Başka yazılarımda buluşmak üzere ;kadın erkek tüm insanlara sevgilerimle….

YORUMLAR

  • 0 Yorum