Menopoz Sürecinde Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Dyt. Deniz Yılmaz

Dyt. Deniz Yılmaz

ONLİNE DANIŞMA İletişim: dnz_gvndk@hotmail.com

Menopoz Sürecinde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

24 Ekim 2020 - 18:11

Menopoz, erken ya da geç mutlaka her kadının yaşayacağı bir süreçtir. 
Menopoz, kadının üretkenliğinin sonlandığı dönemdir. Bu süreç kimi zaman rahat bir şekilde geçerken, kimi zaman da daha ağır olabilir. Kadınlar bu döneme kadar, üretkenliği sağlayan östrojen-progesteron hormonları sayesinde doğurganlıklarını korurlar. Ancak; menopoz dönemini rahatça sadece doğurganlığın sona erdiği bir dönem olarak geçirmek, elbette hareketli bir yaşam şekli ve sağlıklı beslenme ile mümkündür. Bu dönemi en risksiz şekilde atlatabilmek yalnızca bizim elimizdedir.

Beslenme Nasıl Olmalı?

 Bu süreci rahat ve stressiz atlatabilmek için beslenmeye dikkat etmek ve fiziksel aktiviteyi ihmal etmemek gerekir. Böylece, bu dönemde vücutta üretimi azalan hormonların ilaçlarla tedarik edilmesiyle ortaya çıkan koroner damar hastalıkları, kemik erimesi (osteoporoz),ter basmaları, ruhsal gerginlik gibi rahatsızlıkların önüne geçilebilir.

 Bu dönemde beslenme ve kilo kontrolü özellikle önemlidir. Öncelikle dengeli beslenmeye dikkat edilmeli, basit karbonhidratlar tüketmek yerine kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. 

 Kuru baklagiller, esmer ekmek (çavdar, kepek, tam buğday ekmeği), ve normal pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tüketilmelidir. Protein alımı için, kaliteli protein kaynakları  tercih edilmelidir. Örneğin yoğurt ve kefir (probiyotik içerdiğinden)  kalsiyum miktarı daha yüksek olduğundan tercih edilebilir. Fındık, badem, kuru incir ve yeşil yapraklı sebzeler de iyi birer kalsiyum kaynağıdır.

  Et tüketiminde ise mümkün olduğunca yağsız et tercih etmeye, pişirme yöntemi olarak da ızgara, haşlama ya da buğulama yapmaya özen gösterilmelidir. Yemeklerde zeytinyağı kullanılmalı ve etli yemeklere yağ konmamalıdır.

 Tüm bunların yanı sıra, tuz tüketimine dikkat edilmeli ve salamura besinlerden uzak durulmalıdır. Tuzun ödem artırıcı etkisi olduğundan ve hormonal değişimlerin olduğu dönemlerde vücudumuz ödem tutmaya çok yatkın olduğundan, fazla tuz tüketiminden kaçınmak en doğrusu olacaktır. Fitoöstrojen adı verilen, insan vücudundaki östrojene benzeyen bitkisel hormonlardan faydalanmak da bu dönemin rahat geçirilmesine yardımcı olur. Fitoöstrojen yeşil yapraklı bitkilerde ve kuru yemişlerde (kuru fasulye, mercimek, bezelye, soya fasulyesi ve soya yağı, sarımsak, soğan, brokoli, havuç, rezene, keten tohumu) bulunur. Bu bitkisel hormonlar, fiziksel aktivitenin de yüksek olması durumunda, osteoporoza (kemik erimesi) karşı belli ölçüde bir koruma sağlar.

Yapılan bir araştırmada, sigara içen kadınların içmeyenlere göre menopoza iki yıl erken girdiği görülmüştür. Ayrıca, sigara içenlerde östrojen metabolizmasının etkilendiği ve sigaranın kemiklerdeki mineral içeriğinin azalmasına neden olabileceği saptanmıştır. 

Bu dönemde özen gösterilmesi gereken diğer noktalar da, sıvı tüketiminin artırılması ile ideal kilonun korunmasıdır. Bu dönemde vücut yağ dokusundaki östrojenden de faydalanır. Bu nedenle çok zayıf olan kişilerin de kilo alarak ideal kilolarına ulaşmaları gerekir. Alkollü içecekler ve kafein ise bu dönemde uzak durulması gerekenler arasındadır. Alkol, kemik hücrelerini ve kalsiyum emilimini olumsuz etkiler. Tüm bunlara dikkat edildiği takdirde, menopoz süreci sadece  doğurganlığın bittiği stressiz bir dönem olarak geçecektir. 

Sağlıklı ve keyifli bir hafta dilerim.  
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum