Temmuz ayında 36 kadın öldürüldü!

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Temmuz ayı erkek şiddeti raporunu açıkladı. Buna göre, Temmuz ayında erkekler tarafından 36 kadın öldürüldü, 11 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.

Temmuz ayında 36 kadın öldürüldü!

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Temmuz ayı erkek şiddeti raporunu açıkladı. Buna göre, Temmuz ayında erkekler tarafından 36 kadın öldürüldü, 11 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu.

Temmuz ayında 36 kadın öldürüldü!
01 Ağustos 2020 - 21:32

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), iktidar tarafından İstanbul Sözleşmesi’nin hedef alındığı Temmuz ayında, 36 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü açıkladı

Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet artarak devam ederken, bu ay kadınlar için hayati öneme sahip İstanbul Sözleşmesi tartışmaya açıldı ve sözleşmeye yönelik saldırılar arttı. Yurt genelinde kadınlar İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına yönelik tepkileri, yurt dışına da taştı. Dünyadan birçok kadın, Türkiye’deki kadınlarla dayanışma mesajları paylaştı.

13 KADIN KENDİ HAYATINA KARAR VERMEK İSTEDİĞİ İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ

Raporada, Temmuz ayında erkekler tarafından öldürülen 36 kadından 18’inin neden öldürüldüğü tespit edilemediği, 5’inin ekonomik bahaneyle, 13’ünün de boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldüğü aktarıldı.

FAİLLER EN YAKINDAKİ ERKEKLER

Temmuz ayında öldürülen 36 kadının 3’ünün kim tarafından öldürüldüğünün tespit edilemediği kaydedildi. 11’inin evli oldukları erkek, 5’inin birlikte olduğu erkek, 5’inin tanıdığı bir erkek, 4’ünün eskiden evli olduğu erkek, 2’sinin akrabası olan erkek, 2’sinin babası olan erkek, 2’sinin eskiden birlikte olduğu erkek ve 2’sinin de oğlu olan erkek tarafından öldürüldüğü ifade edildi.

“SÖZLEŞMEYE YÖNELİK SALDIRI YAŞAM HAKKIMIZA SALDIRIDIR”

Raporda, İstanbul Sözleşmesi’nin hedef alınmasına yönelik mücadelenin devam edeceği belirtilerek, şöyle denildi:

“Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden rahatsız olanlar, aile kurumunu yok ettiği ve kadına yönelik şiddetin sorumlusunun Sözleşme olduğunu iddia ediyorlar. Ancak İstanbul Sözleşmesi şiddetin normalleştirilmesini ve şiddetin gelenek, görenekler ile açıklanmasını yasaklıyor. Sözleşmeye yapılan bu saldırılar açıkça yaşam hakkımıza, eşitliğimize, özgürlüğümüze ve haklarımıza yapılan saldırılardır. Halbuki İstanbul Sözleşmesi’ne göre herhangi bir ayrımcılık yapılmadan kadınların korunması ve güçlendirilmesi sağlanmalıdır.”

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TARTIŞMALARI DERHAL BIRAKILMALI”

Pınar Gültekin’in vahşice katledildiğinin de hatırlatıldığı raporda, kadınların uluslararası alanki direnişine de yer verildi:

“Sözleşmeden çıkılması tartışmaları sürerken, Pınar Gültekin’in vahşice öldürülmesi ülkede büyük yankı uyandırdı. Kadınlar ayrılma, boşanma, çalışma veya barışma teklifini kabul etmeme gibi bahanelerle her gün en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyorlar. Ancak Pınar Gültekin’in öldürülmesi, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasının aslında kadınların yaşam hakkının tartışmaya açılması ile eşdeğer olduğunun en somut örneği oldu. Binlerce kadın Türkiye’nin farklı illerinde, sokaklarında, meydanlarında bir araya geldi, kitlesel eylemler gerçekleştirdi. Başka ülkelerde de kadınlar Pınar ve İstanbul Sözleşmesi için buluştu, #ChallengeAccepted kampanyasıyla beraber İstanbul Sözleşmesi mücadelemiz tüm dünyaya yayıldı. Polonya’da da İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına yönelik tartışmalar aynı şekilde Polonyalı binlerce kadını sokağa döktü. Bu saldırılar da bir nebze olsa kadınların mücadelesiyle geriledi, daha da gerilemeli ve sonlanmalıdır. İstanbul Sözleşmesi hakkındaki tartışmalar derhal bırakılmalı; sözleşmenin ve 6284’ün etkin ve bütünlüklü olarak uygulanması için bütün kurumlar seferber edilmelidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Reklam