Rakamlar tabloyu gözler önüne serdi: Başvuran 4 kişiden 1’i üniversiteli

Eğitim Uzmanı Salim Ünsal, üniversite sınavı tarihi boyunca boyunca yüzde 25 oranında öğrencinin hatalı tercihler dolayısıyla ya da okuduğu bölüme olan hevesinin kırılması nedeniyle sınava tekrar girdiğini ifade etti.

Rakamlar tabloyu gözler önüne serdi: Başvuran 4 kişiden 1’i üniversiteli

Eğitim Uzmanı Salim Ünsal, üniversite sınavı tarihi boyunca boyunca yüzde 25 oranında öğrencinin hatalı tercihler dolayısıyla ya da okuduğu bölüme olan hevesinin kırılması nedeniyle sınava tekrar girdiğini ifade etti.

Rakamlar tabloyu gözler önüne serdi: Başvuran 4 kişiden 1’i üniversiteli
22 Haziran 2021 - 11:13

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) bu hafta sonu gerçekleşecek. 26-27 Haziran’da gerçekleşecek sınava 2 milyon 600 bini aşkın aday başvurdu.

Fakat bu 2 milyon 600 bini aşkın kişinin yalnızca 955 bini bu yıl liseden mezun oluyor. Lise mezunu olup bir yükseköğretim programına yerleşmemiş olan aday sayısı ise 997 bin 137.

Birgün'den Buse İlkin Yerli'nin haberine göre; bir yükseköğretim programına yerleşmiş aday sayısı ise 373 bin 731, yükseköğretim programından mezun olan aday sayısı 227 bin 128. Yükseköğretim kurumundan kaydı silinen ve sınava başvuran aday sayısı da 54 bin 275. Diğer bir deyişle sınava girecek 4 adaydan biri daha önce sınavı bir şekilde kazanan kişilerden oluşuyor.

GEÇEN YIL GERİLEMİŞTİ

Eğitim Uzmanı Salim Ünsal YKS öncesi bu sayıları değerlendirdi. Yüzde 25 oranının aslında diğer yıllardan çok da farklı olmadığını vurgulayan Ünsal şunları aktardı: “Üniversite sınavı tarihi boyunca yüzde 25 oranında öğrenci ya hatalı tercihler dolayısıyla ya da okuduğu bölüme olan hevesinin kırılması nedeniyle sınava tekrardan giriyor. Bunun dışında tekrar başka bir bölüm okumak isteyen öğrenciler de var. Yüksekokul mezunu olup bunu 4 yıla tamamlamak isteyenler de bu grubun içerisinde bulunuyor.

Bu bahsetmiş olduğumuz yüzde 25 oranındaki öğrenciler sadece bu yıla mahsus değil. 2 milyon 600 bin öğrenci bu yıl üniversite sınavına girecek. 2019 yılında bu sayı 2 milyon 500 bin öğrenciyi geçerken, 2020’de 2 milyon 436 bine gerilemişti. Bu oranlar pandeminin sınavlara etkisi olarak düşünülebilir ancak Türkiye’de ilk vaka açıklanmadan önce zaten başvurular tamamlanmıştı.

Bu yüzden burada pandeminin etkisinden bahsetmek mümkün değil. Bu yıl sınava girecek 2,6 milyon öğrencinin arasında 955 bin son sınıf öğrencisi var. Geri kalanın tamamı ya daha önce hiç kazanmamış, kazanıp vazgeçen, hâlihazırda üniversite öğrencisi veya mezun olmuş kesimden oluşmakta. Mezun olan kesim ise sınava girecek olanların yüzde 25’ini oluşturmakta. Bu kadar öğrencinin yeniden sınava başvuracak olması da garip. Lise son sınıfta 955 bin öğrencin var ama 1,7 milyona yakın öğrenci sınava girip kazanamamışken tekrar giriyor. Bizim düşünmemiz gereken bu kesimi nasıl eriteceğimiz. Ancak her sene 1 milyon 600 bin öğrencinin mezuna kalıyor oluşu bu kalabalığın azaltılamadığı anlamına geliyor ve bu oran her yıl artıyor.”

SİSTEMDE SIKINTI VAR

Bu mezun sayısını artıran unsurların ÖSYM, MEB ve YÖK tarafından ele alınmasını gerektiğini vurgulayan Ünsal şöyle devam etti: “Bu öğrenciler kazanabilecekken neden mezuna kalmayı istiyorlar veya üniversitelerde günümüz öğrencilerinin dikkatini çekmeyen bölümler mi var? gibi konuların üzerine düşünülmesi gerekiyor. Aynı zamanda üniversitelerin günümüz dünyasına yönelik bölüm dönüştürmelerini yapması gerektiği kanaatindeyim. Şu an eğitimi devam eden bazı bölümlerin günümüz dünyasında eski ilgiyi görmediği meslekler olduğunu görüyoruz. Temel bazı meslekler var.

Mühendislik bölümlerinde baraj denen bir mevzu var. Bundan dolayı kontenjanlar doldurulamıyor. Madem bu kontenjanlar doldurulamıyorsa, bunları öğrencinin taleplerine göre ayarlamak lazım. Her yıl 1 milyonun üzerindeki kontenjanın yaklaşık 150 bini ilk yerleştirme sürecinde dolmazken, kayıt yaptırmayan öğrencilerle bu oran 250 bine çıkıyor. Bunlarca öğrenciyi üniversite kapısına yığarken aynı zamanda bu üniversitelerin kontenjanlarını dolduramayacaksınız. Burada sistemsel bir sıkıntı olduğu aşikâr.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum