İzmir'de kadınlar sokağa indi

İzmir'de kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde, kadın cinayetlerinin son bulması talebiyle sokağa çıktı. Davul ve tef çalan kadınlar, "Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlara karşı sesimizi yükseltmek, hesap sormak için isyandayız" açıklamasını yaptı.

İzmir'de kadınlar sokağa indi

İzmir'de kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde, kadın cinayetlerinin son bulması talebiyle sokağa çıktı. Davul ve tef çalan kadınlar, "Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlara karşı sesimizi yükseltmek, hesap sormak için isyandayız" açıklamasını yaptı.

İzmir'de kadınlar sokağa indi
25 Kasım 2021 - 22:57

İzmir Kadın Platformu'nun çağrısıyla Alsancak'taki Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde toplanan binlerce kadın, şiddeti ve cinayetleri protesto etti. Davul ve tef çalıp, "Kadın cinayetleri politiktir", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" sloganları atan kadınlara, HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da destek verdi. Kadınlar, yaptıkları açıklamada, AKP iktidarının Diyanet İşleri Başkanlığı ve vakıf, cemaat gibi gerici odaklar eliyle erkek egemen sistemi derinleştirdiğini ileri sürdü.

Yargı ve medya eliyle de kadına yönelik şiddetin meşrulaştırıldığı vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:

"İktidarın nefret dili sokaklara yansımakta, körüklenen ayrımcılık ve eşitsizlikler sonucu ‘güçsüz’ gösterilen kadınlar ve LGBTİ lar sokak ortasında samuray kılıçlarıyla katledilmektedir. Bu durumun bir örneği de geçtiğimiz gün Bornova Sokağı’nda iki trans kadın arkadaşımızın bıçaklanmasıyla yaşanmıştır. Oysa acz içinde olan devlet ve onu yönetenlerdir. Şiddetin temel sebebi erkek egemen kapitalist düzeni kendi çıkar ve gerici anlayışları temelinde yeniden örgütlemek için elinden gelini arkasına koymayan AKP hükümeti ve küçük ortağı Bahçeli, artan kadın cinayetlerinin müsebbibi sanki kendileri değilmiş gibi her kadın öldürüldüğünde, mücadeleyle kazandığımız haklarımıza saldırmaktan geri durmamaktadır."

Ekonomik krizden en çok kadınların etkilendiği vurgulanan ve İstanbul Sözleşmesi'nin önemine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlara karşı sesimizi yükseltmek, hesap sormak için isyandayız. Bu düzeni değiştirene kadar şiddete uğrayan, ezilen ve sömürülen kadınların her biri için dayanışarak örgütlenmeye devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı asla kabul etmiyoruz. Aynı zamanda İstanbul Sözleşmesi’nin ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) kabul ettiği 21 Haziran 2021’de yürürlüğe giren iş yerinde şiddeti ve tacizi önlemeyi amaçlayan 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin bir an önce imzalanması gerektiğini vurguluyoruz. 6284’ün uygulanmasını, ekonomik, sosyal, hukuksal önlemlerin derhal hayata geçirilmesini istiyoruz. Biz kadınlar, şiddetin, yoksulluğun olmadığı eşit ve adil bir yaşam istiyoruz. Bu yaşamı, Mirabel kardeşlerin özgürlük mücadelesinden ve tüm kız kardeşlerimizden aldığımız güçle hep birlikte kuracağız."

(ANKA)

YORUMLAR

  • 0 Yorum